VADİDEKİ ZAMBAK (BALZAC)

Vadideki Zambak, ünlü Fransız yazar Honoré De Balzac tarafından yazılmış olan roman türünde bir kitap. Bilenler bilir Balzac realizm akımını başlatan yazardır. Kitabın konusu; yirmili yaşlarında bir genç bir akşam katıldığı bir partide otuzlu yaşlarında bir bayan görür ve ona çarpılır. Yanına gidip ufak ufak sokulmaya çalışır. Ve ani bir kararla ona bir öpücük kondurur. Bu öpücük kadını korkutmaya ve yanından kaçırmaya neden olur. Aradan zaman geçer, genç kadının peşini bırakmaz ve yaptığı gezilerden birinde onu bulur. evli olduğunu öğrenir ama bu onun kadından vazgeçmesine neden olmaz. Böylece aralarında alışık olduğumuzun dışında bir aşk öyküsü başlar. Balzac ile ilgili bilmemiz gerekenlerden biri Balzac’ın özellikle kadınlar hakkında ortaya koyduğu çıkarımların çarpıcı ve gerçekçi oluşudur. Okudukça kendine çeken zaman geçse de çekiciliğini yitirmeyen bir kitap. İyi okumalar diler. 

THE LUNCHBOX (2013)
The Lunchbox 2013 yılında, Ritesh Batra tarafından yazılıp yönetilmiş olan bir Hindistan, Almanya, Amerika ve Fransa ortak yapımı dram ve romantik türünde film. Baş rollerde; Slumdog Millionare ve Life Of Pi gibi filmlerde rol almış olan Irrfan Khan, One Night With The King filminde rol almış olan Nimrat Kaur ve Kahaani Talaash gibi filmlerde rola almış olan Nawazuddin Siddiqui var. Konu olarak, kamu alanında çalışan ve emekliliğine bir ay kalmış olan bir muhasebeci vardır. Çalışma saatleri içinde öğle yemeği vaktinde yemekler dışarıdan sefer taslarıyla gelmektedir. Bu sefer taslarının kimileri kocaların karısı tarafından doldurulmakta kimisi ise sipariş üzerine lokanta restoran gibi yerlerden gelmektedir. Bir gün bahsettiğimiz muhasebecinin sefer tası karışır ve kendi sefer tası yerine evli bir bayanın kocasına göndermiş olduğu sefer tası önüne gelir. Yemeği pişiren kadın ise uzun zamandır araları soğuk olan kocası ile arasını düzeltmek için enfes yemekler yapıp ona göndermeyi tercih eden bir kadındır. Akşam eve gelen kocasına gönderdiği yemekleri beğenip beğenmediğini sorar ama kocasının başka yemekler gönderdiğini öğrenince üzülür. Ertesi gün teyzesinin kendine verdiği fikir ile yemeklerin gittiği adama bir mektup yazar ve sefer tasının içine koyar. Böylece değişik ama sıcak bir öykünün başlamasına neden olur. Film değişik, konu olarak özgün, izleyenleri kendine bağlayan sıcak ve samimi bir film olmuş. Film için puanım 7,6. Keyifli seyirler dilerim. 

THE LUNCHBOX (2013)

The Lunchbox 2013 yılında, Ritesh Batra tarafından yazılıp yönetilmiş olan bir Hindistan, Almanya, Amerika ve Fransa ortak yapımı dram ve romantik türünde film. Baş rollerde; Slumdog Millionare ve Life Of Pi gibi filmlerde rol almış olan Irrfan Khan, One Night With The King filminde rol almış olan Nimrat Kaur ve Kahaani Talaash gibi filmlerde rola almış olan Nawazuddin Siddiqui var. Konu olarak, kamu alanında çalışan ve emekliliğine bir ay kalmış olan bir muhasebeci vardır. Çalışma saatleri içinde öğle yemeği vaktinde yemekler dışarıdan sefer taslarıyla gelmektedir. Bu sefer taslarının kimileri kocaların karısı tarafından doldurulmakta kimisi ise sipariş üzerine lokanta restoran gibi yerlerden gelmektedir. Bir gün bahsettiğimiz muhasebecinin sefer tası karışır ve kendi sefer tası yerine evli bir bayanın kocasına göndermiş olduğu sefer tası önüne gelir. Yemeği pişiren kadın ise uzun zamandır araları soğuk olan kocası ile arasını düzeltmek için enfes yemekler yapıp ona göndermeyi tercih eden bir kadındır. Akşam eve gelen kocasına gönderdiği yemekleri beğenip beğenmediğini sorar ama kocasının başka yemekler gönderdiğini öğrenince üzülür. Ertesi gün teyzesinin kendine verdiği fikir ile yemeklerin gittiği adama bir mektup yazar ve sefer tasının içine koyar. Böylece değişik ama sıcak bir öykünün başlamasına neden olur. Film değişik, konu olarak özgün, izleyenleri kendine bağlayan sıcak ve samimi bir film olmuş. Film için puanım 7,6. Keyifli seyirler dilerim. 

TOWELHEAD (2007)
Towelhead 2007 yılında, American Beauty filmiyle en iyi senarist Oscar’ını alan Alan Ball tarafından yazılıp yönetilmiş olan bir Amerikan yapımı dram filmi. Baş rollerde; Crossing Over filminde rol almış olan Summer Bishil, History Of Violence ve Prisoners gibi filmlerde rol almış olan Maria Bello, Three Kings filminde rol almış Lübnan asıllı oyuncu Peter Macdissi, The Dark Knight filminde rol almış olan Aaron Eckhart var. Konu olarak on dört yaşında ve cinselliğin gerçek yüzüyle yeni tanışan bir kız olan Jasira, erkek arkadaşıyla beraber yaşayan annesiyle beraber kalmaktadır. Jasira baba tarafından Lübnanlıdır. Bir gün annesinin erkek arkadaşıyla yaşadığı uygunsuz bir olaydan dolayı, annesi Jasira’yı babasının yanına gönderir. Ancak Jasira’nın ağır basan cinsellikle ilgili sancıları devam eder. Bunu fark edenler ise Jasira’nın bu tarafını kötü kullanmaya çalışırlar. Değişik, belli kategorilerin dışına çıkan daha çok durumdan çıkarmalar yapmaya çalışan bir film. Film için puanım 6. Keyifli seyirler dilerim.

TOWELHEAD (2007)

Towelhead 2007 yılında, American Beauty filmiyle en iyi senarist Oscar’ını alan Alan Ball tarafından yazılıp yönetilmiş olan bir Amerikan yapımı dram filmi. Baş rollerde; Crossing Over filminde rol almış olan Summer Bishil, History Of Violence ve Prisoners gibi filmlerde rol almış olan Maria Bello, Three Kings filminde rol almış Lübnan asıllı oyuncu Peter Macdissi, The Dark Knight filminde rol almış olan Aaron Eckhart var. Konu olarak on dört yaşında ve cinselliğin gerçek yüzüyle yeni tanışan bir kız olan Jasira, erkek arkadaşıyla beraber yaşayan annesiyle beraber kalmaktadır. Jasira baba tarafından Lübnanlıdır. Bir gün annesinin erkek arkadaşıyla yaşadığı uygunsuz bir olaydan dolayı, annesi Jasira’yı babasının yanına gönderir. Ancak Jasira’nın ağır basan cinsellikle ilgili sancıları devam eder. Bunu fark edenler ise Jasira’nın bu tarafını kötü kullanmaya çalışırlar. Değişik, belli kategorilerin dışına çıkan daha çok durumdan çıkarmalar yapmaya çalışan bir film. Film için puanım 6. Keyifli seyirler dilerim.

THE GREATEST GAME EVER PLAYED (2005)
The Greatest Game Ever Played 2005 yılında, Frailty filminin yönetmeni olan Bill Paxton tarafından çekilmiş olan bir Amerika ve Kanada ortak yapımı biyografi tarzında film. Baş rollerde; özellikle son zamanlarda rol aldığı Nymphomanac film serisiyle hakkında konuşulan Shia LaBeouf, Spy Game, The Hours ve King Arthur filmlerinde rol almış olan Stephen Dillane ve The Thin Red Line ve Shutter Island filmlerind erol almış olan Elias Koteas var. Konu olarak, 1913 yılında Amerika’da amatör golf oyuncusu iken bir anda katıldığı turnuvada şampiyon olan Francis Ouimet’in şampiyonluğa ulaşma yolu konu ediliyor. Francis küçüklüğünden beri golfe ve golf oyuncularına hayran olan bir çocuktur. Uzun süre golf oyuncularının sopalarını taşımıştır. Bir gün etrafındaki insanlardan bazıları onu amatör golf turnuvasına sokar ama son anda yaptığı bazı hatalardan dolayı turnuvayı kazanamaz. Bunun üzerine bir işçi olan babası, ondan artık golfü bırakıp normal bir iş bulup para kazanmasını ister. Francis el mecbur bunu kabul eder. Sonra bir gün Amerika genelinde bir golf turnuvası seçmeleri olur. Bu turnuvaya amatörlerde katılacaktır ve Francis tekrardan golfe dönmeyi düşünür. Sonradan kitabı da çekilmiş olan film biyografi türünde değerlendirildiğinde iyi bir film. Sizi sıkmadan hatta bazı noktalarda heyecanlandırarak kendini izlettiriyor. Film için puanım 8. Keyifli seyirler dilerim.

THE GREATEST GAME EVER PLAYED (2005)

The Greatest Game Ever Played 2005 yılında, Frailty filminin yönetmeni olan Bill Paxton tarafından çekilmiş olan bir Amerika ve Kanada ortak yapımı biyografi tarzında film. Baş rollerde; özellikle son zamanlarda rol aldığı Nymphomanac film serisiyle hakkında konuşulan Shia LaBeouf, Spy Game, The Hours ve King Arthur filmlerinde rol almış olan Stephen Dillane ve The Thin Red Line ve Shutter Island filmlerind erol almış olan Elias Koteas var. Konu olarak, 1913 yılında Amerika’da amatör golf oyuncusu iken bir anda katıldığı turnuvada şampiyon olan Francis Ouimet’in şampiyonluğa ulaşma yolu konu ediliyor. Francis küçüklüğünden beri golfe ve golf oyuncularına hayran olan bir çocuktur. Uzun süre golf oyuncularının sopalarını taşımıştır. Bir gün etrafındaki insanlardan bazıları onu amatör golf turnuvasına sokar ama son anda yaptığı bazı hatalardan dolayı turnuvayı kazanamaz. Bunun üzerine bir işçi olan babası, ondan artık golfü bırakıp normal bir iş bulup para kazanmasını ister. Francis el mecbur bunu kabul eder. Sonra bir gün Amerika genelinde bir golf turnuvası seçmeleri olur. Bu turnuvaya amatörlerde katılacaktır ve Francis tekrardan golfe dönmeyi düşünür. Sonradan kitabı da çekilmiş olan film biyografi türünde değerlendirildiğinde iyi bir film. Sizi sıkmadan hatta bazı noktalarda heyecanlandırarak kendini izlettiriyor. Film için puanım 8. Keyifli seyirler dilerim.

LAST MAN STANDING (1996)
Last Man Standing 1996 yılında, Bullet To The Head filminin yönetmeni olan Walter Hill tarafından çekilmiş olan bir Amerikan yapımı aksiyon ve suç filmi. Baş rollerde; Die Hard serisinin yıldızı Bruce Willis, Nebraska  filminin yıldızı Bruce Dern, True Blood dizisinde rol almış olan William Sanderson, Catch Me If You Can filminin Oscarlı oyuncusu Christopher Walken ve Million Dollar Baby filminde rol almış olan Ned Eisenberg var. Konu olarak, devletle başı belada olan bir mafya üyesi sınıra yakın olan ve kanuna pek alakası olan bir kasabaya gelir. Bu kasabada iki tane büyük çete vardır. Geldiği ilk gün çetelerin biriyle sürtüşür ve çeteden üç kişiyi öldürür. Böylece diğer çetenin dikkatini çeker ve onlardan iş teklifi alır. Bunun üzerine para kazanmak için çetenin teklifini kabul eder. Ama diğer çete de onu kendi çetesine katmak ister. Açıkçası bana konusu çok ilgi çekici gelmedi. Silahlı sahneler fena değildi. Ama film gerek kurgu gerek öykü olarak zayıftı. Film için puanım maalesef 5. Keyifli seyirler dilerim. 

LAST MAN STANDING (1996)

Last Man Standing 1996 yılında, Bullet To The Head filminin yönetmeni olan Walter Hill tarafından çekilmiş olan bir Amerikan yapımı aksiyon ve suç filmi. Baş rollerde; Die Hard serisinin yıldızı Bruce Willis, Nebraska  filminin yıldızı Bruce Dern, True Blood dizisinde rol almış olan William Sanderson, Catch Me If You Can filminin Oscarlı oyuncusu Christopher Walken ve Million Dollar Baby filminde rol almış olan Ned Eisenberg var. Konu olarak, devletle başı belada olan bir mafya üyesi sınıra yakın olan ve kanuna pek alakası olan bir kasabaya gelir. Bu kasabada iki tane büyük çete vardır. Geldiği ilk gün çetelerin biriyle sürtüşür ve çeteden üç kişiyi öldürür. Böylece diğer çetenin dikkatini çeker ve onlardan iş teklifi alır. Bunun üzerine para kazanmak için çetenin teklifini kabul eder. Ama diğer çete de onu kendi çetesine katmak ister. Açıkçası bana konusu çok ilgi çekici gelmedi. Silahlı sahneler fena değildi. Ama film gerek kurgu gerek öykü olarak zayıftı. Film için puanım maalesef 5. Keyifli seyirler dilerim. 

POLITECHNIQUE (2009)
Politecnique 2009 yılında, Incendies, Prisoners ve Enemy gibi öenmli filmlerin yönetmeni olan Denis Villeneuve tarafından çekilmiş olan bir Kanada yapımı psikolojik, gerilim ve şiddet filmi. Baş rollerde; Incendies filminde rol almış olan Maxim Gaudette, The Barbarian Invasions filminde rol almış olan Sébastien Huberdeau, Set Me Free filminde rol almış olan Karine Vanasse ve Cafe de Flore filminde rol almış olan evelyne Brochu var. Konu olarak, film 1989 yılında Fransa’da bir mühendislik fakültesinde gerçekleşmiş olan bir katliam olayını konu ediniyor. (Araştırabilirsiniz politeknik katliamı olarak geçiyor sanırım) Bir genç bir sabah kalkar ve uzun zamandan beri planladığı feminizm yanlılarını öldürme planını gerçekleştirmek için kuşanarak mühendislik fakültesine girer. Bir sınıftaki tüm erkekleri boşaltır ve kadınların hepsini kurşuna dizer. Sonrasında önüne gelene ateş eder. Film kanı göstermemek için siyah beyaz çekilmiş. Film olaydan daha çok olayın etrafında gelişen psikolojik ve sosyolojik olaylara değiniyor. Olayı yaşayanların psikolojisini ele alıyor. Bunun yanında duyarsızlaşan toplumu da gösteriyor. Film için puanım 6,3. Keyifli seyirler dilerim. 

POLITECHNIQUE (2009)

Politecnique 2009 yılında, Incendies, Prisoners ve Enemy gibi öenmli filmlerin yönetmeni olan Denis Villeneuve tarafından çekilmiş olan bir Kanada yapımı psikolojik, gerilim ve şiddet filmi. Baş rollerde; Incendies filminde rol almış olan Maxim Gaudette, The Barbarian Invasions filminde rol almış olan Sébastien Huberdeau, Set Me Free filminde rol almış olan Karine Vanasse ve Cafe de Flore filminde rol almış olan evelyne Brochu var. Konu olarak, film 1989 yılında Fransa’da bir mühendislik fakültesinde gerçekleşmiş olan bir katliam olayını konu ediniyor. (Araştırabilirsiniz politeknik katliamı olarak geçiyor sanırım) Bir genç bir sabah kalkar ve uzun zamandan beri planladığı feminizm yanlılarını öldürme planını gerçekleştirmek için kuşanarak mühendislik fakültesine girer. Bir sınıftaki tüm erkekleri boşaltır ve kadınların hepsini kurşuna dizer. Sonrasında önüne gelene ateş eder. Film kanı göstermemek için siyah beyaz çekilmiş. Film olaydan daha çok olayın etrafında gelişen psikolojik ve sosyolojik olaylara değiniyor. Olayı yaşayanların psikolojisini ele alıyor. Bunun yanında duyarsızlaşan toplumu da gösteriyor. Film için puanım 6,3. Keyifli seyirler dilerim. 

TRANCENDENCE (2014)
Trancendence 2014 yılında, Wllay Pfister tarafından çekilmiş olan bir Amerika, İngiltere ve Çin ortak yapımı bilim kurgu ve aksiyon türünde film. Baş rollerde; Alice In Wonderland, Edward Sassorhands, Pirates Of Caribbean ve Sweeny Todd filmlerinin başarılı oyuncusu Johnny Depp, The Pretige filmindeki oyunculuğu ile hatırladığımız Rebecca Hall, Avengers ve Iron Man filmlerinde rol almış olan Paul Bettany, Inception filminde rol almış olan Cillian Murphy, 127 Hours ve Shooter filmlerinde rol almış oaln Kate Mara ve konuk oyuncu koltuğunda Oscarlı oyuncu Morgan Freeman var. Konu olarak, yapay zeka alanında bulduğu ve geliştirdiği yöntem ve tekniklerle başarılı olan Will Caster bir gün eşi ile birlikte bir konferansa katılır. Konferans çıkışında yapay zeka gelişimine karşı olan bir terörist grup tarafından saldırıya uğrar. Yapılan tedavi sonucu Will Caster’ın vücuduna kurşun vasıtası ile ölümcül bir zehrin aşılandığı öğrenilir. Doktor kalan son zamanında arkadaşının ve eşinin tavsiyesi üzerine beynini geliştirdiği bir yapay zekaya taşır. Ancak yapay zeka çalışmaya başladığı anda başta eşi olmak üzere tüm arkadaşları ondan korkmaya başlar. Zira zeka ulaşabildiği tüm harddisk ve veri sağlayıcılarına ulaşmakta ve kendini geliştirmektedir. Bu şekilde tedavisi mümkün olmayan hastalıklara bile tedavi bulur. İnsanların korktuğu ise yapay zekanın Will Foster değil bir makinenin olmasıdır. Konu itibarı ile yada daha doğrusu teması ile bu zamana kadar yapılmış bir kaç filme benzemekte. Ama gelişmesi, kurgusu, duygusu ile değişik ve kendini izlettiren bir film. Film için puanım 7,5. Keyifli seyirler dilerim.

TRANCENDENCE (2014)

Trancendence 2014 yılında, Wllay Pfister tarafından çekilmiş olan bir Amerika, İngiltere ve Çin ortak yapımı bilim kurgu ve aksiyon türünde film. Baş rollerde; Alice In Wonderland, Edward Sassorhands, Pirates Of Caribbean ve Sweeny Todd filmlerinin başarılı oyuncusu Johnny Depp, The Pretige filmindeki oyunculuğu ile hatırladığımız Rebecca Hall, Avengers ve Iron Man filmlerinde rol almış olan Paul Bettany, Inception filminde rol almış olan Cillian Murphy, 127 Hours ve Shooter filmlerinde rol almış oaln Kate Mara ve konuk oyuncu koltuğunda Oscarlı oyuncu Morgan Freeman var. Konu olarak, yapay zeka alanında bulduğu ve geliştirdiği yöntem ve tekniklerle başarılı olan Will Caster bir gün eşi ile birlikte bir konferansa katılır. Konferans çıkışında yapay zeka gelişimine karşı olan bir terörist grup tarafından saldırıya uğrar. Yapılan tedavi sonucu Will Caster’ın vücuduna kurşun vasıtası ile ölümcül bir zehrin aşılandığı öğrenilir. Doktor kalan son zamanında arkadaşının ve eşinin tavsiyesi üzerine beynini geliştirdiği bir yapay zekaya taşır. Ancak yapay zeka çalışmaya başladığı anda başta eşi olmak üzere tüm arkadaşları ondan korkmaya başlar. Zira zeka ulaşabildiği tüm harddisk ve veri sağlayıcılarına ulaşmakta ve kendini geliştirmektedir. Bu şekilde tedavisi mümkün olmayan hastalıklara bile tedavi bulur. İnsanların korktuğu ise yapay zekanın Will Foster değil bir makinenin olmasıdır. Konu itibarı ile yada daha doğrusu teması ile bu zamana kadar yapılmış bir kaç filme benzemekte. Ama gelişmesi, kurgusu, duygusu ile değişik ve kendini izlettiren bir film. Film için puanım 7,5. Keyifli seyirler dilerim.

BRICK MANSIONS (2014)
Brick Mansions 2014 yılında, Camille Delamarre tarafından çekilmiş olan bir Fransa ve Kanada ortak yapımı aksiyon ve suç filmi. Baş rollerde; Fast And Furious serisinde rol almış olan ve bu sene trafik kazası sonucu hayatını kaybetmiş olan Paul Walker, Banlieue 13 film serisinde rol almış olan Fransız asıllı oyuncu David Belle ve müzik yapımcısı hem de oyuncu olan RZA var. Konu olarak, izleyenler bilir ünlü Fransız senarist ve yönetmen olan Luc Besson imzalı Banlieue 13 adlı Fransız filmleri vardır. Bu film aslında bir nevi Banlieue 13 filmin Amerikan versiyonu denilebilir. Konu olarak, suç oranı yüksek olan ve halkı genellikle fakir olduğu bir bölge vardır. Ve bölge yetkilileri bu bölgeyi yeniden inşa etmek istemektedirler. Yalnız bu oradaki halkı değiştirmeden ya da çıkarmadan bu değişim projesi mümkün değildir. Bu sırada bölgeden geçen bir savaş silahı, bölgedeki uyuşturucu baronları tarafından çalınmıştır. Ve bu silahın peşine başarılı bir polis dedektifi gönderilir. Dedektif silahı geri alabilmek için bölgede ünlü olan bir suçluyla iş birliği yapmak zorunda kalacaktır. Filmin başından sonuna kadar temposu düşmüyor. Aksiyon sahneleri göz doldurucu senaryosu bir aksiyon filmi olarak idare eder cinsten. Film için puanım 7. Keyfili seyirler dilerim. 

BRICK MANSIONS (2014)

Brick Mansions 2014 yılında, Camille Delamarre tarafından çekilmiş olan bir Fransa ve Kanada ortak yapımı aksiyon ve suç filmi. Baş rollerde; Fast And Furious serisinde rol almış olan ve bu sene trafik kazası sonucu hayatını kaybetmiş olan Paul Walker, Banlieue 13 film serisinde rol almış olan Fransız asıllı oyuncu David Belle ve müzik yapımcısı hem de oyuncu olan RZA var. Konu olarak, izleyenler bilir ünlü Fransız senarist ve yönetmen olan Luc Besson imzalı Banlieue 13 adlı Fransız filmleri vardır. Bu film aslında bir nevi Banlieue 13 filmin Amerikan versiyonu denilebilir. Konu olarak, suç oranı yüksek olan ve halkı genellikle fakir olduğu bir bölge vardır. Ve bölge yetkilileri bu bölgeyi yeniden inşa etmek istemektedirler. Yalnız bu oradaki halkı değiştirmeden ya da çıkarmadan bu değişim projesi mümkün değildir. Bu sırada bölgeden geçen bir savaş silahı, bölgedeki uyuşturucu baronları tarafından çalınmıştır. Ve bu silahın peşine başarılı bir polis dedektifi gönderilir. Dedektif silahı geri alabilmek için bölgede ünlü olan bir suçluyla iş birliği yapmak zorunda kalacaktır. Filmin başından sonuna kadar temposu düşmüyor. Aksiyon sahneleri göz doldurucu senaryosu bir aksiyon filmi olarak idare eder cinsten. Film için puanım 7. Keyfili seyirler dilerim. 

OCULUS (2013)
Oculus 2013 yılında, Absentia filminin yönetmeni olan Mike Flanagan tarafından çekilmiş olan bir Amerikan yapımı şiddet ve korku filmi. Baş rollerde; Doctor Who dizisinde rol almış olan Karen Gillan, Maleficent filminde rol almış olan Brenton Thwaites ve Longmire dizisinde rol almış olan Katee Scakhoff var. Konu olarak, babalarının işlerini genişletmesinden dolayı ev değiştiren biri erkek diğeri kız olan iki çocuklu bir aile vardır. Babaları evdeki çalışma odasına antika olan bir ayna getirir. İlk başlarda her şey yolunda ve herkes mutludur. Ama zamanla başta baba da olmak üzere annede de değişiklikler görülmeye başlar. Ve bu değişiklerin sebebi eve getiren antika aynadır. Aslında konu ve hikaye için yola çıkılan nesne bakımından önceden yapılmış olan korku filmleriyle benzerlik göstermesine karşın gerek senaryosu gerek kurgusuyla ilgi çekici ve kendini izlettiren bir film. Film için 7. Keyifli seyirler dilerim. 

OCULUS (2013)

Oculus 2013 yılında, Absentia filminin yönetmeni olan Mike Flanagan tarafından çekilmiş olan bir Amerikan yapımı şiddet ve korku filmi. Baş rollerde; Doctor Who dizisinde rol almış olan Karen Gillan, Maleficent filminde rol almış olan Brenton Thwaites ve Longmire dizisinde rol almış olan Katee Scakhoff var. Konu olarak, babalarının işlerini genişletmesinden dolayı ev değiştiren biri erkek diğeri kız olan iki çocuklu bir aile vardır. Babaları evdeki çalışma odasına antika olan bir ayna getirir. İlk başlarda her şey yolunda ve herkes mutludur. Ama zamanla başta baba da olmak üzere annede de değişiklikler görülmeye başlar. Ve bu değişiklerin sebebi eve getiren antika aynadır. Aslında konu ve hikaye için yola çıkılan nesne bakımından önceden yapılmış olan korku filmleriyle benzerlik göstermesine karşın gerek senaryosu gerek kurgusuyla ilgi çekici ve kendini izlettiren bir film. Film için 7. Keyifli seyirler dilerim. 

DIVERGENT (2014)
Divergent 2014 yılında, Limitless ve The Illisionist filmlerinin yönetmeni olan Neil Burger tarafından çekilmiş olan bir Amerikan yapımı fantastik ve aksiyon türünde film. Baş rollerde; The Fault In Our Stars filmiyle ünlenen Shailene Woodley, You Will Meet A Tall Stranger filminde rol almış olan Theo James, High Crimes ve Heat gibi önemli filmlerde rol almış olan Ashley Judd ve konuk oyuncu koltuğunda Oscarlı oyuncu Kate Winslet var. Konu olarak, film aslında bir kitap uyarlaması. Dünya genelinde bir savaş olmuş ve geriye çok az sayıda insan ve bölge kurtulabilmiştir. Bu kalan insanlar ise kendi aralarında altı farklı gruptan oluşan bir sistem kurmuşlardır. Yeni doğanlar ise belli yaşa kadar kendi grupları içinde kalabildikleri gibi, belli yaştan sonra yapılan testlerin sonuçları doğrultusunda istedikleri gruba dahil olabilmektedir. Bu gruplardan Fedakarların içinde doğan Tris’de her ne kadar kendi grubuna saygı duysa da kalan hayatını bir fedakar olarak değil yıllardır özendiği korkusuzların grubuna dahil olarak geçirmek istemektedir. Gruba girmeyi de başarır ama grupta kalmak sandığı kadar kolay olmayacaktır. Film konu itibarı ile farklı olsa da bazı bazı yerlerde son dönemlerin çıkış yapan filmlerinden olan The Hunger Games  serisine kısmen benzemekte. Lakin çok az bir benzerlik bu. Bunun yanında film izlerken sıkabiliyor. Film için puanım 5,5. Keyifli seyirler dilerim. 

DIVERGENT (2014)

Divergent 2014 yılında, Limitless ve The Illisionist filmlerinin yönetmeni olan Neil Burger tarafından çekilmiş olan bir Amerikan yapımı fantastik ve aksiyon türünde film. Baş rollerde; The Fault In Our Stars filmiyle ünlenen Shailene Woodley, You Will Meet A Tall Stranger filminde rol almış olan Theo James, High Crimes ve Heat gibi önemli filmlerde rol almış olan Ashley Judd ve konuk oyuncu koltuğunda Oscarlı oyuncu Kate Winslet var. Konu olarak, film aslında bir kitap uyarlaması. Dünya genelinde bir savaş olmuş ve geriye çok az sayıda insan ve bölge kurtulabilmiştir. Bu kalan insanlar ise kendi aralarında altı farklı gruptan oluşan bir sistem kurmuşlardır. Yeni doğanlar ise belli yaşa kadar kendi grupları içinde kalabildikleri gibi, belli yaştan sonra yapılan testlerin sonuçları doğrultusunda istedikleri gruba dahil olabilmektedir. Bu gruplardan Fedakarların içinde doğan Tris’de her ne kadar kendi grubuna saygı duysa da kalan hayatını bir fedakar olarak değil yıllardır özendiği korkusuzların grubuna dahil olarak geçirmek istemektedir. Gruba girmeyi de başarır ama grupta kalmak sandığı kadar kolay olmayacaktır. Film konu itibarı ile farklı olsa da bazı bazı yerlerde son dönemlerin çıkış yapan filmlerinden olan The Hunger Games  serisine kısmen benzemekte. Lakin çok az bir benzerlik bu. Bunun yanında film izlerken sıkabiliyor. Film için puanım 5,5. Keyifli seyirler dilerim.